DEHB (ADHD) Olan Öğrenciler İngilizceyi Daha Kolay Nasıl Öğrenebilir?
- Mar 28
- 2 min read
Updated: Jul 2
"Hocam, çalışıyorum ama dikkatim çok çabuk dağılıyor."
Yaklaşık yirmi yıldır farklı yaş gruplarından öğrencilerle çalışıyorum. Son yıllarda ise bu cümleyi her zamankinden daha sık duymaya başladım.
Bazı öğrenciler ders sırasında sürekli yer değiştirmek istiyor, bazıları birkaç dakika içinde başka bir konu düşünmeye başlıyor, bazıları ise çalışmaya büyük bir hevesle başlayıp kısa süre sonra motivasyonunu tamamen kaybediyor.
Bu öğrencilerin ortak noktası tembel olmaları değil.
Çoğu zaman sadece farklı öğreniyor olmaları.
Alissa ILHAN, Mart 2023

Her Öğrenci Aynı Şekilde Öğrenmez
Öğretmenlik hayatım boyunca şunu çok net gördüm:
Bir öğrencide mükemmel sonuç veren yöntem, başka bir öğrencide hiç işe yaramayabilir.
Özellikle DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) olan öğrenciler için uzun gramer açıklamaları, saatler süren çalışma planları veya yüzlerce kelimelik ezber listeleri çoğu zaman motivasyonu artırmak yerine azaltır.
Bu nedenle ben her öğrenciyi önce tanımaya çalışırım.
Çünkü doğru yöntem, öğrencinin öğrenme biçimine uygun olan yöntemdir.
Uzun Çalışmak Yerine Akıllıca Çalışmak
Birçok öğrenci bana şöyle soruyor:
"Hocam, günde üç saat çalışmalı mıyım?"
Cevabım çoğu zaman hayır oluyor.
Benim gözlemime göre, özellikle dikkat süresi kısa olan öğrenciler için 20-25 dakikalık odaklanmış çalışmalar, saatlerce masanın başında oturmaktan çok daha verimli sonuç veriyor.
Önemli olan çalışma süresi değil, gerçekten odaklanabildiğiniz süredir.
Kelime Ezberlemek Yerine Kelimeleri Yaşayın
DEHB olan öğrencilerin en sık yaptığı hatalardan biri, uzun kelime listelerini ezberlemeye çalışmaktır.
Oysa beynimiz anlamlı bağlantılar kurduğunda bilgiyi çok daha kolay hatırlar.
Bu yüzden derslerimde yeni kelimeleri yalnızca liste hâlinde vermem.
Onları gerçek konuşmaların, hikâyelerin ve günlük yaşamın içine yerleştiririm.
Bir kelimeyi kullanmak, onu ezberlemekten çok daha kalıcıdır.
Hareket Etmek Öğrenmenin Bir Parçası Olabilir
Bazı öğrenciler ders çalışırken sürekli hareket etmek ister.
Eskiden bunun yanlış olduğunu düşünürdük.
Bugün ise biliyoruz ki herkes aynı şekilde odaklanmıyor.
Bazı öğrenciler yürürken tekrar yaptığında, yüksek sesle okuduğunda veya kısa molalar verdiğinde çok daha iyi öğrenebiliyor.
Bu nedenle tek bir doğru çalışma yöntemi yoktur.
Mükemmel Olmaya Çalışmayın
DEHB olan öğrencilerde sık gördüğüm bir başka durum ise mükemmeliyetçilik.
Birçok öğrenci konuşmaya başlamadan önce her cümlenin kusursuz olmasını bekliyor.
Sonuç olarak hiç konuşmuyor.
Oysa dil öğrenirken gelişim, hata yaparak gerçekleşir.
Ben öğrencilerime her zaman şunu söylüyorum:
"Bugünkü hedefimiz mükemmel konuşmak değil; dünden biraz daha rahat konuşabilmek."
İşte gerçek gelişim böyle başlıyor.
Doğru Yöntem, Öğrenmeyi Değiştirir
Bugüne kadar birçok öğrencim, kendisinin İngilizce öğrenemediğini düşünerek derslere başladı.
Aslında sorun İngilizce değildi.
Sorun, yıllardır kendisine uygun olmayan yöntemlerle çalışmış olmasıydı.
Öğrenme planı öğrencinin dikkat süresine, hedeflerine ve öğrenme stiline göre düzenlendiğinde, daha önce ilerleyemediğini düşünen öğrencilerin bile kısa sürede önemli gelişmeler gösterdiğini defalarca gördüm.
Sonuç
DEHB, İngilizce öğrenmeye engel değildir.
Ancak herkese uygulanan standart yöntemler, her öğrenci için aynı sonucu vermez.
Eğer siz de uzun zamandır İngilizce öğrenmeye çalışıyor ama istediğiniz ilerlemeyi göremiyorsanız, belki de daha fazla çalışmaya değil, sizin için doğru yöntemi bulmaya ihtiyacınız vardır.
Çünkü bazen değişmesi gereken öğrenci değil, öğrenme yöntemidir.
Son Güncelleme: 20 Haziran 2026



